yurtdışında vekaletname çıkarma

VEKALETNAMENİN ŞEKLİ ve YURTDIŞINDA YAŞAYANLARIN AVUKATA VEKALETNAME ÇIKARMASI

Genel Olarak

Günümüzde insanlar birçok sebepten ötürü kendilerine ait olan iş ve işlemlerin takip edilip, sonuçlandırılması için başkalarını kendilerine vekil tayin etmektedirler. Vekil tayini; bir taşınmazın alım satımı, özel veya kamu kurumlarından evrak alınması veya bu kurumlara evrak sunulması veya bu makalenin de ana temasını oluşturan, yargı makamları nezdinde görülecek davalarda kişinin kendisini avukat ile temsil edebilmesi gibi  kanunen kişinin bizzat kendisinin yapmasının zorunlu kılınmadığı her türlü iş ve işlemin gerçekleştirilmesi için yapılabilir. Özellikle yurtdışında yaşayan kişilerin iş ve işlemlerini bizzat yapmaları her zaman mümkün olmamaktadır. Bu nedenle, yurtdışında avukata (veya bir başkasına) vekaletname çıkarma işlemi yapmaları gerekmektedir.

Vekalet ilişkisi taraflar arasındaki vekalet sözleşmesi ile kurulur. Vekaletname kural olarak ispat amacı taşımakla birlikte, bazı kanunlarda yer alan vekaletnamenin biçim ve içeriğine ilişkin düzenlemeler saklıdır.

Kişiler, yargı mercileri önünde iddia ve savunmada bulunabilme hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için avukatları kendilerine vekil tayin etmektedirler. Avukatın, yargı mercileri önünde temsil yetkisine sahip olduğunu gösteren belge vekaletnamedir. Vekaletnameler, verildikleri durumlara göre farklı biçim ve içerik şartlarına sahiptirler. Uygulamada özellikle avukat ile vekalet ilişkisi kurulduğunu gösteren vekaletname denince akla gelen, noterde düzenleme şeklinde yapılan belgedir.

I. Vekalet Sözleşmesi

Vekalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nda(TBK) düzenlenen ve vekilin, vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Uygulamada vekalet sözleşmeleri(vekaletnameler) noterler tarafından düzenleme veya onaylama yolu ile yapılmaktadır. Ancak TBK’da yer verilen vekalet sözleşmelerine ilişkin düzenlemede, vekalet sözleşmesi için herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir. Yani genel anlamda vekaletname sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilmektedir. Bununla birlikte özel kanunlarda vekalet sözleşmesi için öngörülen bir şekil şartı olması halinde, belirlenen şekil şartlarına uyulması gerekmektedir.

II. Avukatlık Vekaletnamesi

Yukarıda belirttiğimiz üzere vekalet sözleşmeleri kural olarak bir şekil şartına tabii değildir. Ancak avukatlık vekaletnamesinin sahip olması gereken şekil ve içerik hakkında bazı kanunlarda özel düzenlemeler yer almaktadır.

Avukatlık Kanunu’nda yer alan düzenlemede; vekâletnamelerin Türkiye için tek tip olduğu ve vekâletnamenin biçim ve içeriğinin Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanacağı belirtilmiştir. Ancak TBB’nin ve TNB’nin ilgili mevzuatlarında avukatlık vekaletnamesinin şekil ve içeriğine ilişkin genel geçer belirgin bir düzenleme bulunmamaktadır.

III. Noterlik Kanunu ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde Yer Alan Vekaletnameye İlişkin Düzenlemeler

Avukatlık Kanunu’nun(AK) 56. maddesi, vekaletnamenin biçim ve içeriğinin TNB tarafından hazırlanacağını belirtmiştir. Ancak noterlik mevzuatları incelendiğinde, avukatlık vekaletnamesinin biçim ve içeriğine ilişkin genel ve kesin bir düzenlemenin yer almadığı görülmektedir.

Noterlik Kanunu’nun “Düzenleme Şeklinde Yapılması Zorunlu İşlemler” başlığını taşıyan 89. maddesinde, yalnızca niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerin noterde düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğu açıkça belirtilmiştir.

Görüleceği üzere bazı vekaletname işlemlerinin noterde düzenleme yolu ile yapılması zorunlu kılınmıştır. Ancak avukatlık vekaletnameleri ile ilgili Noterlik Kanunu’nda(NK) özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bunun yerine, diğer kanunlarda düzenlenen sair işlemlere atıf yapılmıştır.

Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde(NKY) ise vekaletnamenin biçim ve içeriğine ilişkin tek düzenleme, boşanma davaları için düzenlenecek vekaletnamelerde, ilgilinin fotoğrafının yapıştırılmasının zorunlu olduğudur.

Görüldüğü üzere bazı özel durumlar için hazırlanacak vekaletnamelerin sahip olması gereken biçim ve şekil koşulları NK ve NKY’nde belirtilmiştir. Bununla birlikte hukuk veya ceza yargılamalarında kişilerin kendilerini vekil aracılığıyla temsil edebilmeleri için çıkartmaları gereken vekaletnamelerin biçim ve içeriğine ilişkin genel ve belirleyici bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan vekaletnameye ilişkin hükümlerin incelenmesi gerekmektedir.

IV. Hukuk Muhakemesinde Vekaletname

Bazı durumlar için özel biçim ve içerik şartları öngörülse de AK’yla NK’nda avukata çıkarılacak vekaletnameyle ilgili genel bir kural öngörülmemiştir. Ancak diğer kanunlarda öngörülen durumlar saklı tutulmuştur.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda vekaletnameye ilişkin yer alan düzenlemede, avukatın, noter tarafından onaylanan veya düzenlenen vekaletname aslını veya kendisi tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini ilgili yargılama dosyasına ibraz etmesi zorunlu kılınmış olup vekaletname aslının veya onaylı örneğinin dosyaya ibraz edilmeksizin avukatın dava açamayacağı ve yargılama ile ilgili hiçbir işlem yapamayacağı belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere kişilerin, sahip oldukları en temel haklardan biri olan, hak arama hürriyeti hakkını  hukuk yargılamalarında vekil aracılığı ile kullanabilmeleri için noter tarafından düzenleme veya onaylama yolu ile hazırlanmış vekaletnameye ihtiyaçları vardır. Aksi takdirde kişi yargılama makamları nezdinde kendini vekil ile temsil edemeyecektir.

V. Ceza Muhakemesinde Vekaletname

A. Müdafi Vekil Ayrımı

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ceza muhakemesinde vekil kavramından farklı olarak bir de müdafi kavramı bulunmaktadır. Müdafi, ceza muhakemesinde var olan bir kavram olup, kanunda belirtilen bazı istisnai haller dışında hiçbir şekilde vekil gibi sanığın temsilcisi değildir. Bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 1993/3-53 E., 1993/125 K. Ve 26.4.1993 tarihli kararında belirtilmiştir. Ayrıca Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda(CMK) yer alan vekaletnameye ilişkin hükümler incelendiğinde kanun koyucu tarafından da müdafi ve vekil ayrımı yapıldığı görülecektir.

Kanun yollarına başvurudan vazgeçilmenin düzenlendiği CMK’nın ilgili maddesinde, başvurudan vazgeçebilecek kişiler olarak müdafi veya vekil öngörülmüştür. Düzenlemeden anlaşılacağı üzere kanun koyucu tarafından da müdafi ve vekilin farklı kavramlar olduğu vurgulanmıştır.

B. Ceza Muhakemesinde Vekaletname Gerekliliği

Uygulamadan ve yargı kararlarından anlaşılacağı üzere müdafi ile vekil arasındaki temel fark  temsil yetkisidir. Sanığın temsilcisi statüsünde olmamasına rağmen mahkemede hazır bulunarak savunma görevini üzerine alan müdafinin vekaletname ibraz zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durum, 20.10.1975 tarih ve 7/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, vekaletsiz müdafiin hükmü temyiz edebileceği belirtilerek vurgulanmıştır. Yine CMK’da müdafi ile görüşmenin düzenlendiği hükümde, şüpheli veya sanığın vekaletname aranmaksızın müdafi ile görüşebileceği belirtilmiştir.

Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan düzenlemelerin aksine, Ceza Muhakemesi’nde kural olarak şüpheli veya sanığın savunulması görevini üstlenen müdafinin muhakemenin herhangi bir aşamasında vekaletname ibraz etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durumun istisnası CMK’da düzenlenen kanun yolu başvurusundan vazgeçmeye ilişkin hükümdür. Müdafi veya vekilin kanun yolu başvurusundan vazgeçebilmesi için bu hususta özel yetkili kılındığı bir vekaletnameyi ibraz etmeleri gerektiği belirtilmiş ancak ibraz edilecek vekaletnamenin nerede ve ne şekilde yapılacağına ilişkin düzenleme yapılmamıştır. Kanaatimce, yukarıda belirttiğimiz üzere vekalet sözleşmesinin kural olarak şekle tabii olmadığı da düşünüldüğünde ceza muhakemesinde ibraz edilecek vekaletnamenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ancak uygulamaya gelindiğinde, mahkemelerce yukarıda belirttiğimiz hususların aksine müdafinin de noterde düzenleme veya onaylama şeklinde hazırlanmış bir vekaletname ibraz etmesi istenmektedir. Bu durum kanaatimce ve yukarıda belirttiğim gerekçelerce de hukuka aykırılık oluşturmakta ve kişinin sahip olduğu hak arama hürriyetini ile adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.

VI. Avukata Vekaletname Çıkarma İşlemi Nerede ve Nasıl Yapılır?

A. Türkiye’de Bulunanlar İçin Vekaletname Çıkarma

Hukuk Muhakemesi için gerekli vekaletnameler, Noterlik Kanunu’nun yaptığı atıf gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtildiği üzere noterde, düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Kendisine avukat vekil tayin edecek kişi, vekil tayin edeceği avukatın bilgileri ile notere giderek avukatlık vekaletnamesini çıkarabilir.

Ceza Muhakemeleri için yukarıda açıkladığım üzere şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen müdafinin kural olarak vekaletnameye ihtiyacı yoktur. Bu durumun istisnasını oluşturan kanun yolu başvurusundan vazgeçme için ibraz edilmesi gereken vekaletname ise herhangi bir şekle tabii değildir. Ancak uygulamada soruşturma ve kovuşturma makamlarınca ceza muhakemesinde de, hukuk muhakemesinde olduğu gibi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde hazırlanmış vekaletnamenin ibraz edilmesi istenmektedir.

B. Yurtdışında Vekaletname Çıkarma

B.1. Konsolosluk

Noterlik işlemleri yurtdışında konsolosluklar tarafından yerine getirilmektedir. Yurtdışında bulunan kişiler kendilerine en yakın konsolosluğa başvurarak vekaletname çıkarma işlemini gerçekleştirebilirler. Vekaletname çıkarmak için gerekli belgelere konsolosluk.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

B.2. Yabancı Ülke Noterlikleri

Uygulamada çok yaygın olmadığı için avukatların dahi tereddüte düştüğü ancak yurtdışında bulunan kişilerin vekaletname çıkarabileceği yerlerden biri de vekaletname çıkarma işleminin yapıldığı ülkenin, bu işlemi yapmaya yetkili makamlarıdır. Yabancı ülke noterliği tarafından hazırlanan vekaletnamenin, o ülkede bulunan konsolosluk tarafından onayına gerek olmaksızın ülkemizde geçerli olabilmesi için taşıması gereken bazı şartlar vardır. Bu husus Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2019/566 E., 2020/714 K. Ve 3.2.2020 tarihli kararında şu şekilde belirtilmiştir;

Yurt dışında düzenlenen vekaletnamelerin Türkiye’de geçerli olabilmesi belirli şartlara bağlıdır.

HMK 244 şu hükümleri ihtiva etmektedir.

” ( 1 ) Yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmi belgelerin, Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır.

( 2 ) Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmi belgelerin tasdiki ile ilgili hükümleri saklıdır.” ayrıca konu ile ilgili Noterlik Kanununun 195. maddesinde ise şu düzenleme mevcuttur: “Yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mühürü, konsolos tarafından onanır. Özel kanun hükümleri saklıdır.” anılan hükümlere göre yabancı bir ülkede, o ülkenin yetkili makamı tarafından düzenlenen resmi belgelerin Türkiye’de bu vasfı taşıması için belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk Konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır.

Türkiye 1961 tarihli “yabancı resmi belgelerin tasdiki mecburiyetinin kaldırılması hakkımdaki La Haye Sözleşmesi”ni 1984 yılında onaylamış ve bu sözleşme 1985 yılında yürürlüğe girmiştir.

Yabancı ülke noterlerince kendi mevzuatlarına uygun olarak düzenlenen vekaletnameler, belgenin hazırlandığı ülkenin yetkili makamınca 1961 tarihli lahey sözleşmesine göre tasdik edilip tasdik şerhi ülke lisanı yanına Fransızca “Apostille ( Convertion De La Haye Du Octobre 1961” ibaresini de taşıması halinde bu tür belgeler ve vekaletnameler ile Türkçe tercümelerinde ayrıca o yerdeki Türk Konsolosluğunun tasdiki aranmadan işlem yapılmaktadır.

SONUÇ

Paylaştığımız kararda da açıkça belirtildiği üzere yurtdışında vekaletname çıkarma işlemini yapacak kişiler; belgeyi düzenleyen makamın yetkili olması, belgenin düzenlendiği yabancı ülkenin Lahey sözleşmesine taraf olması ve belgenin bu sözleşmede belirlendiği üzere tasdik edilip, tasdik şerhi yanına. Fransızca “APOSTİLLE” ibaresini taşıması şartlarını yerine getirerek çıkardıkları. vekaletnamelerle başka bir makamın onayına gerek olmaksızın işlem yapabilirler.

Vekaletnamenin çıkarıldığı yabancı ülkenin. Lahey sözleşmesine taraf olmaması halinde ise yabancı ülke noterlerince kendi mevzuatlarına uygun olarak düzenlenen vekaletnamelerde ilgili noterin bağlı bulunduğu resmi makam tarafından bu mercinin imza ve mührünün o yerdeki. Türk Konsolosluğunca tasdik edilmesinden sonra bu vekaletnamelerle işlem yapılabilecektir.

Ceza Muhakemesi’nde savunma görevini üstlenecek olan müdafinin kural olarak vekaletnameye ihtiyacı olmasa da, uygulamada vekaletname aranması bazı mağduriyetler ortaya çıkarmaktadır. Özellikle hakkında yakalama kararı olup yurtdışında bulunan kişiler, hak arama hürriyeti. ve adil yargılanma haklarını etkin bir şekilde kullanabilmek için kendilerine avukat vekil tayin etmek. için yaşadıkları yabancı ülkede bulunan konsolosluklara gittiklerinde hiçbir dayanağı. olmamasına rağmen vekaletname düzenleme işleminin konsolosluklar tarafından gerçekleştirilmediğini dile getirmektedirler. Bu durumda bulunan kişiler, Lahey sözleşmesinin tarafı olan bir ülkenin. yetkili makamı tarafından usulüne uygun bir şekilde düzenlenen vekaletname. ile kendilerini yargı mercileri önünde vekil ile temsil edebilirler.

AVUKAT OĞUZHAN GÜLŞEN

T. Ü. Z. E. L. G. Ü. L. Ş. E. N. H. U. K. U. K. B. Ü. R. O. S. U. Örneğin. Örneğin. Sonuç olarak. T. Ü. Z. E. L. G. Ü. L. Ş. E. N. H. U. K. U. K. B. Ü. R. O. S. U. Örneğin. Örneğin. Sonuç olarak. Örneğin. Örneğin. Sonuç olarak. Örneğin. Örneğin. Sonuç olarak. Örneğin. Örneğin. Sonuç olarak. O. Ğ. U. Z. H. A. N. G. Ü. L. Ş. E. N. Örneğin. Örneğin. Sonuç olarak.

Paylaş

Subscribe
Notify of
guest
1 Comment
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
Muhammet Öztürk
Muhammet Öztürk
2 years ago

Bir hukukçu olarak yazınızdan oldukça istifade ettim üstadım. Emeklerinize sağlık teşekkür ederim.

error: İçerik korumalıdır